Anne-Baba Çocuk İlişkisi

A

Bir gün evde otururken kapı çaldı ve bir çiçek hediye geldi. ilk önce çok mutlu oluruz kim göndermiş ona bakarız sonra gönderen kişiye teşekkürlerimizi iletip bu çiçeğe nasıl bakılır onu araştırırız. Nasıl bir ortamda çiçek açar, hangi tür toprağı sever, kaç günde bir su ister. Bu şartların hepsini sağlamaya çalışırız ki çiçek açsın yaprakları solmasın ve her gördüğümüzde bizi mutlu etsin.

Ve bir gün hayatımıza bizi mutlu eden bir çocuk geldi. Anlayışlı, sorun çözücü, sevgi dolu bir ebeveyn olmak istiyorsak ilk yapmamız gereken gelişim dönemlerinin özellerine bakmak olmalı. Her bir gelişim aşamasının gereklilikleri, getirdikleri ve götürdükleri neler? Bu soruların cevaplarını bularak öyle yaklaşmalıyız çocuğa. Bu karşımızdaki karmaşık insanı anlamamıza yardımcı olacağı gibi ona ve kendimize bu süreçte nasıl yardımcı olacağımızı da öğretir bize.

Çocuklar ve genç erginler ailede kendilerine özgü bir kişilik geliştirirler. Saygı sevgi, hoşgörü, demokratik bir ortamda yetişen birey bu özellikleri kişiliğine de mal eder. Böylece topluma sağlıklı bireyler kazandırmış oluruz. Ancak tam tersi bir durumda sevginin olmadığı, şiddetin olduğu ve anlayışın olmadığı baskıcı bir ortamda yetişen bireyde kişiliğine aldıklarını koyar ve sorunlu bireyler yetişmiş olur. Bu durumda da bireyden hem aile, hem çevre,  hem de bireyin kendisi şikayetçidir.

Prof. Dr.Haluk YAVUZER’ e göre ; Anne ve babanın çocuklarına, “uygun olan davranışı” öğretebilmeleri, ya da neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretebilmeleri için, gerek kendi aralarında, gerekse çocuklarına yönelttikleri davranışlarında dengeli, tutarlı ve kararlı olmaları gerekir.

Anne ve babanın güvenli bir çocuğa sahip olabilmeleri için, önce kendilerine, sonra birbirlerine, ardından da çocuklarına güvenmeleri gerekir.

Çocuğun, taklit yoluyla her türlü davranış kalıbını öğrenmesi söz konusu olduğundan, ana-baba “istenen-uygun davranış” örüntülerini geliştirmelidirler. Ana-baba, önce kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer özdeşim modeli olmalıdırlar.

Kısaca çocuklarımıza yaklaşımda 0-6 yaş arası sadece çocuğunla oyna, onu sevdiğini belli et, bağırma, vurma, aşağılama,temel ihtiyaçlarını karşıla

6-12 yaş arası çocuğunu dinle ve sorularını cevapla, ona özel vakit ayır, yaptıklarını taktir et, yapamazsın deme,

12 yaş sonrası sadece rehber ol, eleştirme, öğüt verme, model ol!!